Hizmetlerimiz

Binaların anahtar teslimi yapımında;

• İnşaat teknolojisi ve metodunun değerlendirmesi
• Proje Yönetim Planının hazırlanması ve takibi
• İş programının güncellenmesi ve kontrolü
• Bütçenin güncellenmesi ve kontrolü
• Sözleşmelerin yapılması ve takibi
• Maliyet kontrolü
• Proje ve Şantiye koordinasyon toplantılarının düzenlenmesi ve takibi
• Malzemelerin kontrolü ve onaylanması
• İmalatların kontrolü
• Değişikliklerin Yönetimi
• İmalat periyodik raporlarının hazırlanması
• Hakediş ve ödemelerin kontrolü, onayı
• Geçici kabul işlemlerinin yürütülmesi, tamamlanması
• Ödemelerin kontrolü ve takibi
• İnşaat teslim sürecinin tamamlanması

 

 

Sektöründe Proje Yöneticinizi
Nasıl Seçersiniz?

Proje Yönetimi dünyada son 20-25 yıllık bir süreçte binlerce yıllık geçmişe sahip inşaat sektörünün yöntem ve modellerini temel alarak gelişmesine rağmen bugün artık sektör bağımsız bir kavram, yönetim biçimi ve mesleki bir bilgi ve deneyim alanı olarak kabul görüyor.
 

İnşaat sektörü, binlerce yıllık geçmişine rağmen, proje yönetimi konusunda diğer sektörlerdeki çağdaş gelişme düzeyine erişememenin sıkıntılarını yaşıyor.
 

İnşaat sektörünün, Gayrimenkul Geliştirme, Taahhüt, Tasarla-Yap, Yap-İşlet-Devret, Özel Finansman Girişimi vb. gibi farklı alt-sektörleri Proje Yönetim kavramını farklı boyutlarda algılıyor ve uyguluyor.

 

 

 


Taahhüt alt-sektöründe; Yüklenicinin asıl işinin sürecin salt uygulama aşamasında kalması, Proje Sahibinin süre ve maliyet hedefleri ve denetim arzusunun Yüklenicinin hedef ve beklentileri ile çatışması gibi nedenler Yükleniciyi bütünsel anlamda çağdaş ve şeffaf Proje Yönetimi yöntem ve tekniklerini kullanmak konusunda isteksiz hale getiriyor.
 

Gayrimenkul geliştirme sektörü; projenin tasarım, finansman ve işletme gibi tüm süreçlerini bütünleşik bir şekilde ele alarak ve uygulayarak bu metodu taahhüt alt-sektörüne oranla daha etkin kullanıyor.
 

Proje Sahipleri, firmalarının organizasyonel yapıları, uzmanlık alanları, bilgi birikimleri veya şirket politikalarına uygun olarak; projelerini ya bünyelerinde oluşturdukları “In-House” ekiplerle ya da “Dış-Kaynak” kullanarak yönetiyorlar.

 

 
 

Uzmanlaşmış Dış Kaynak ya da Danışman kullanım kararı Proje Sahibi firmaları yeni bir sorun ya da uzmanlık alanı ile karşı karşıya bırakıyor:

“Hizmet satınalma”, “Danışmanlık Hizmeti satınalma”, “Proje Yönetimi Hizmeti satınalma”…

 

 
Hizmet satınalmanın, farklı bir tedarik süreci olduğu ve “Maliyet Temelli Seçim” yerine “Nitelik ve Maliyet Temelli Seçim” yapılmasının daha sağlıklı olacağı konusunda kimse kuşku duymuyor. Danışmanlık Hizmeti satınalmanın daha fazla sorumluluk gerektiren bir tedarik süreci olduğu da tartışılmıyor. Hatta, bu alanda gelişmiş ABD ve Japonya gibi ülkeler ve kurumlar artık neredeyse %100 Nitelik Temelli Seçim” yöntemini kullanıyor. Proje Yönetimi Hizmeti satınalmanın ise, satın alan kurumun Proje Yönetimi kavramından ne anladığına ya da yönetimindeki olgunluk düzeyine bağlı olarak çok daha büyük sorumluluklar içeren bir süreç olduğu ise henüz yeterince bilinmiyor.
 


Aslında, milyonlarca dolarak büyük ölçekli projelerin toplam bütçesi içindeki payı %2’yi geçmeyen, doğru ve zamanında kullanıldığında karşılığını fazlasıyla veren, yılların deneyimi ve birikimi ile elde edilmiş bir uzmanlık hizmetinin seçiminde yapılacak bir hatanın çok vahim kayıplara yol açabileceğini tahmin etmemek, hizmet bedelinde yapılacak %20’lik bir tasarrufun toplam proje bütçesinde yaratacağı %0.04 (binde dört)’lük farkın seçilen firma performansının ve finansal sonuçlarının yanında ne düzeyde kalacağını görmemek mümkün değil.
 

Projenin Sahibi ya da onun sağ kolu gibi, sadece teknisyen ve yönetici gibi değil, pro-aktif ve girişimci bir lider gibi davranan, Projesine marka değeri katan, Proje Sahibi kuruma “sürdürülebilir” iş akışı sağlayan bir Proje Yönetim Ekibi seçmenin orta ve uzun vadede neler kazandırabileceğini acı deneyimler yaşamadan görmek gerekiyor.
 

Halen, taahhüt ve gayrimenkul geliştirme alt-sektörleri başta olmak üzere global ölçekte önemli bir rekabet üstünlüğüne sahip Türk İnşaat sektörüne hizmet veren, yerli veya yabancı 100’e yakın Proje Yönetim Firması mevcut. Özellikle son yıllarda hızla gelişen ve seçim yapmanın giderek güçleştiği bu sektörde uluslar arası ölçekte gelişmiş kurum ve kuruluşlar temel olarak ekli Seçim Kriterleri Tablosu' nu referans olarak kullanıyor.

 

 

 

 

 

Proje Yönetim Firması Seçim Kriterleri

1

Şirketleşme Tarihi / Şirket Yaşı
 

• Şirketin kuruluşundan bu yana Proje Yönetimi deneyim süresi yeterli ve ihtiyaca uygun mu?

2

Şirket Yapısı ve Sermaye Durumu
 

• Şirket ortaklık yapısı ( A.Ş., Ltd, Şahıs, Adi, JV vb. ) nasıldır?
• Şirketin finansal sorumluluğu sermaye miktarı ile kısıtlı mıdır?
• Şirketin sermayesi projenin ölçeği için yeterli midir?
• Finansal Ortak/Çalışan Ortak oranı nedir?
• Sermaye Dağılımı bağımsızlığını ve etik davranışı etkileyebilir mi?
• Çıkar çatışması yaratabilecek türde bünye dışı bağlantısı var mı?

3

Ana Faaliyet Alanı
 

• Proje Yönetimi ve Danışmanlığı dışında cirosunun %10’unu aşan bir faaliyeti ( tasarım, yapı denetimi, inşaat, mümessillik, pazarlama, işletme vb. ) var mı?
• Projenin hangi yaşam evresinden itibaren (fikir, geliştirme, tasarım, uygulama, finansman, pazarlama, işletme) yönetim ve danışmanlık hizmeti verilmektedir?
• Şirketin ana faaliyet alanı ile ilgili uluslararası iş ilişkileri ağı ve stratejik ortakları var mı?

4

Orhanizasyon Yapısı
 

• Şirket yapısı proje odaklı yönetim modeline göre örgütlenmiş mi?
• Yetki ve sorumluluklar etkin, esnek ve hızlı karar alma ve uygulama olanağı veriyor mu?
• Şirket yapısı multi- disipliner mi?
• Şirketin bünyesinde kurumsal bilgi birikimini Projelerine aktaran PYO modeli örgütlenme var mı?
• Danışmanların Şirketle olan işbirliğinin niteliği ve birlikte çalışma süreleri?